yaz

Kickstarter’la Projeler Gerçek Oluyor

Etiketler : , , ,

www.kickstarter.com; sanat, çizgi roman, dans, dizayn, moda, film ve video, yiyecek, bilgisayar oyunları, müzik, fotoğraf, yayıncılık, teknoloji ve tiyatro gibi kategorilerde üretilen projelere fon toplayan bir oluşum.

Kategorilerden birinde çok iyi olduğuna inandığınız bir fikriniz varsa, ihtiyacınız olan para miktarını belirliyor ve bir sunum hazırlıyorsunuz. Kickstarter’da sizle aynı fikirdeyse projeniz sitede yer alıyor ve sitenin ziyaretçileri tarafından bağışlar toplanmaya başlıyor. Belirlenen süre içerisinde istediğiniz paraya ulaşabilirseniz, projenizi hayata geçirme şansını buluyorsunuz. Site, toplanan paranın %5’ini kendine alıyor. E hiç yoktan gelen paranın %95’i de fena olmasa gerek. Süre içerisinde yeterli para toplanamamışsa projeniz iptal oluyor. Hali hazırda bağışlanmış paralar bağışçıların hesaplarından proje başlayana kadar çekilmediğinden, herkesin bağışı iptal oluyor.

Bizim için tek problem şu an sadece Amerika vatandaşlarına proje sunmaları için izin vermeleri. Ama ileride tüm dünyaya açılması düşünüyor. Bu basit ve yaratıcı fikrin ne ölçüde etki yaratabildiğini öğrenmek istiyorsanız bir yılda elde edilen bağış miktarına bakmanız yeterli: 99 milyon 344 bin 382 dolar.

yaz

2011 Sosyal Medya Bilançosu

Etiketler :

yaz

Google’ın 8 Şaşırtıcı Özelliği!

Etiketler : , ,

Arama yaparken biraz da eğlenmek mi istiyorsunuz? İşte size Google’dan ofis eğlencesi!

  1. Baş Döndürücü: Arama yaparken bir savaş uçağında gibi hissetmek ister misiniz? “Do a barrel roll” yazdığınızda arama sayfanız dönü dönüverecek.
  2. Yalnız Sayı: Google’a zor sorular sormaktan çekinmeyin. Mesela “What is the loneliest number?” (En yalnız sayı hangisi?) yazdığınız zaman Google’ın hesap makinesi, size “1″ cevabını verecek.
  3. Yatık: Google’da “askew” ya da “tilt” aramalarını yaptığınız zaman, sayfanın yana yattığını göreceksiniz.
  4. Google Gravity: “Google gravity” yazın ve “Kendimi şanslı hissediyorum” düğmesine ya da çıkan ilk sonuca basın. Sayfadaki tüm öğeler yerçekimine kapılacak. İsterseniz fareniz yoluyla bu yığınla oynayabilirsiniz ya da orada yeni bir arama yapabilirsiniz.
  5. “Chuck Norris Nerede?”: “Where is Chuck Norris?” yazarak aramasını yaptığınız zaman “Google Chuck Norris’i aramayacak, çünkü siz Chuck Norris’i bulamazsınız, o sizi bulur.” mesajıyla karşılaşıyorsunuz.
  6. Saçmasapan Google: “Pig Latin Google” aratınca çıkan ilk sonuçtan bozuk Latince kullanan Google’a erişebilmek mümkün. Bu adresten ise Google’ı Latince, Korsan ve Klingon dillerinde yapılandırmanız da mümkün.
  7. Google’ın servislerinden birisi olan Youtube’de video izlerken ileri–geri–üst-alt tuşlarına hızlıca basarsanız yılan oyunu oynayabiliyorsunuz.
  8. Son ve mevsime uygun olarak; Google’a “let it snow” yazın. :)

 

yaz

Gerçekleri söyleseydik böyle mi olurdu?

Etiketler : ,

İş yaratma sürecini brieften başlayarak “gerçekçi” bir şekilde anlatmış çalışma… Şimdiye kadar izlemiş olan 800 bin kişi arasında değilseniz buyrun buradan.

yaz

Kusursuzluk da Bir Kusurdur!

Etiketler : , , , , ,

Çalışanlar arasında mükemmeliyetçi olarak bilinen insanlar vardır. Hatta bazı insanlar bunun farkında olup “ben çok mükemmeliyetçiyim” derler, biz de onlara özeniriz. Yöneticiler tarafından ise idaresi daha zor olan bu insanlar için Harvard Business Review yol göstermiş.

Olumlu Yanları Öne Çıkarın

Evet, kusursuz çalışmaktan hoşlananların olumlu yanlarını öne çıkarın, çünkü onlar %98 olumlu olan bir şeyde bile olumsuz %2’ye odaklanacak ve ona kitleneceklerdir. Bu aslında diğer çalışanların da standartlarını yükseltmesi gibi güzel bir etki yapabilir. Ancak, bu akımın asıl kaynağı olan mükemmeliyetçi çalışanınız çevresine yönelttiği aşırı eleştirici ve sabırsız davranışlarıyla moralleri bozabilir.

Doğru İşi Verin

Her iş mükemmeliyetçiye göre değildir. İşi tamamlamak için önemli bir faktör olan delege etme onlar için çok zordur. Mesela büyük bir işletmeyi yönetmek onlara göre olmayabilir. Bu, onların sorunların arasında boğulup, hangi işi kime vereceklerini şaşırıp kontrolü kaybetmelerine sebep olur.

Kişisel Farkındalığını Artırın

Çoğu mükemmeliyetçi ne yaptığının farkında değildir, ama dışarıdan gelen yorumlara çok dikkat eder. Bu yüzden ona kusursuz iş yapmayı herkesi sevdiğini, ancak önceliklerini belirlemesinin ve işlerinin arasında ondan yapması en çok beklenen işi yapmasının ne kadar önemli olduğunu anlatın.

yaz

Doğa Koleji Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , ,

Turkcell Teknoloji Zirvesi bilişim devlerini ağırladı. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’ndeki Zirve’de ana tema teknoloji dünyasındaki son gelişmeler ve teknoloji ile iş dünyasında fark yaratma fırsatlarıydı.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen ve ev sahipliğini Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in yaptığı Turkcell Teknoloji Zirvesi, Steve Jobs’la Apple’ı kuran bilişim dahisi Stephen Gary Wozniak, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin ve yapımcı Acun Ilıcalı gibi iş dünyasının önde gelen 50’yi aşkın konuşmacısını ağırladı. Etkinlikte, ana salonda gerçekleşen konuşmaların dışında, 9 paralel oturum daha gerçekleşti.

Ciliv: “Silkinelim, artık Türkiye’nin zamanı”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, “Turkcell olarak ‘işimiz insan, işimiz teknoloji’ diyoruz. Tüm müşterilerimizin hayatında, işlerinde mobil iletişimin sunduğu olanaklarla fark yaratma gayreti içerisindeyiz.
Bugün mobil iletişim gündelik hayatımızı olduğu kadar iş yapış biçimlerimizi de değiştiriyor. Daha düne kadar hayatımızda olmayan bulut bilişim, mobil uygulamalar ve diğer yeniliklere adapte olan, teknolojik dönüşümü yaşayan şirketler rekabette bir adım öne geçiyor” dedi.
Teknoloji Zirvesi ile kurumsal müşterilerini işin uzmanlarıyla buluşturmak, işlerinde fark yaratacak yeni ufuklar açmak istediklerini dile getiren Ciliv, “Gelin hep birlikte teknolojik dönüşümün bir parçası olalım; şirketlerimizi, ekonomimizi, ülkemizi çok daha iyi yerlere getirelim, küresel rekabette kendimize sağlam bir yer edinelim.
Turkcell bugün dünyanın en iyi teknolojik altyapılarından birine sahip. Size dönüşüm için gerekli zemini ve bu süreçte gereken tüm desteği sunmaya hazırız. Silkinelim, artık Türkiye’nin zamanı” şeklinde konuştu.
Etkinliğin ana konuşmacısı Stephen Gary Wozniak sahneye çıktığında “Dünyanın en iyisi olmaktan bahsediyorsunuz. Gerçekten de demin telefonumdan internete bağlandım. Turkcell 3G Amerika’daki 4G’den daha hızlı” dedi. Daha sonra yaptığı konuşmada, Apple’ın kuruluşundan ve teknolojinin gelişiminden bahsetti ve gelecekte teknolojinin hayatımızdaki yerine dair ipuçları verdi.

Farklı konular tartışıldı
İş dünyasının önde gelen üst düzey yöneticilerinin konuşmacı olarak katıldığı paralel oturumlarda, Bulut Bilişim’den Mobil Pazarlama’ya, İnovasyona Dayalı Girişimcilik’ten Sektörel Çözümler’e birçok odak alanı tartışıldı. İnovasyona Dayalı Girişimcilik örneklerinden biri olan Doğa Koleji’nin vizyonunu anlatmak üzere Genel Müdür Uğur Gazanker panele konuşmacı olarak katıldı. Doğa Koleji t-Mentor öğrenciler de oturumda hazır bulundu.

Bilindik konulara farklı yaklaşımlar
İnovasyona Dayalı Girişimcilik konulu panelini Turkcell Yeni Teknoloji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Cem Bayrakdar yönetti. Ülkemizdeki alışkın olduğumuz eğitim modelleriyle yurtdışındaki modellerin farklılıklarına dikkat çeken Bayrakdar, Doğa Koleji’nin eğitim hayatımıza farklı bir hava kattığını söyledi. Doğa Koleji Genel Müdürü Uğur Gazanker de Doğa Koleji’nin konseptini anlattı.

Sadelik önümüzü açtı
“Toplum olarak en çok konuştuğumuz konu eğitim. Hepimizi bir parça eğitimden anlıyoruz. Farklı alanlardaki toplantılarda da eğitim konuşuluyor. Ne var ki eğitime en kapalı sektör de yine eğitim. İnovasyonun zor olduğu çok muhafazakar kalıpların bulunduğu bir alan. Bu süreçte şunu anladık ki sadelikten uzaklaşılmaması gerekiyor. Çok olayları karıştırıp birçok şeyi birbirine karıştırmadık. Mesela bizim okulumuzun adı Doğa. Birçok doğa figüründen okul adı var ya da doğayı çağrıştıran isimler bulunuyor ama en bilineni ve yalın olanı “Doğa” kimsenin aklına bile gelmemiş. Biz teknolojiden önce “Doğa Konsepti”ni oluştururken en basit ne yapabiliriz doğayla ilgili diye düşündük. Mesela domates-biber yetiştirip ata bindirmeyi düşündük. En yalından ve sade olandan yola çıkarak bugünlere geldik. 2002 yılında 1 kampüs 100 öğrenci ile başlayan süreç 34 kampüs 21.000 öğrenci, 5000 çalışan noktasına ulaştı.”

Gün, teknoloji günü
“Günün şartlarını yani teknolojik gelişmeleri eğitime adapte etmemiz gerekiyordu. ‘Konsept okul’ fikrini ortaya koyduk. Her kampüsümüze bir konsept belirledik. Apple ile proje ortaklığı yaptık. Apple’in dünyadaki birkaç pilot okulundan birisi olduk. İlk defa iPad’leri akıllı tahtalarla senkronize ettik ve ara yazılımları yaptık. Şimdiye kadar akıllı tahtalarla eğitim veriyorduk zaten ama sınıfın içerisinde öğrenciyi defter kitap dışında iPad ile destekledik. Öğrenciler artık iPad ile derslere giriyor. Öğretmenlerinin akıllı tahtalarda işledikleri konu anında öğrencilerin elindeki tabletlere ulaşıyor ve evde devam eden akademik eğitim yine aynı tabletler üzerinden yapılıyor.

Ve tabii ki sosyal medya
“Sosyal medya öğrencilerimizin de içinde olduğu büyük bir dijital platform. Öğrencileri sosyal medyadan uzak tutmak yerine ‘acaba eğitimle sosyal medyayı nasıl bir araya getirebiliriz?’ diye düşündük. Oluşturduğumuz içerikle şu anda Doğa Koleji facebook sayfası 215.000 kişi tarafından takip ediliyor. Bu eğitim kurumları arasında dünya üçüncüsü, Türkiye’de de açık ara birincisi durumda. Teknolojiyi ve sosyal alanları bu kadar iyi kullanan bir modelimiz var. Biz bu şekilde öğrencini merak duygusunun içinde yer almış oluyoruz. Eğer öğrencinin merakı eğitime kayarsa başarılı olacağız demektir.

Öğrenci de inovatiflik
“Biz öncelkle öğrencimizin özgür olmasını istiyoruz. Baskı altında olmayan öğrenci mutlaka üretkendir. Bizim projelerimizin birçoğu da öğrencilerde çıkıyor. Apple ile ilgili yaptığımız çalışmada da t-Mentor dediğimiz öğrencilerimiz var. Kendi ihtiyaçları nelerdir, neler istiyorlar ona baktılar. Esas önemli olan da bu zaten. Bizlerin beklentilerinden öte öğrencilerin neler istedikleri önemli. Şimdi de mentor olan öğrenciler sistemi yürütüyorlar. Öğretmenlerin eğitim alıp sistemi geliştirmesindense bu rolü öğrencilere verdik. Bu sefer sistem daha iyi işledi.”

yaz

Fular Bağlamanın 25 Farklı Yolu

Etiketler : , ,

Fular bağlamayı çok seven sevgili reklamcılar için geliyor…

yaz

Neyi, nerede, neden paylaşıyoruz?

Etiketler : , , , , , , , , ,

New York’lu reklam yazarı Daryl Lang, yaptığı infografikte sosyal medya kullanıcılarının durum güncellemelerini nereye koyacağı ile ilgili karar verme sürecine mizahi bir açıdan yaklaşmış. Ona göre, almak istediğiniz tepkiyle ilişkili olarak güncellemeleri koyduğunuz yer de değişiyor. Bu arada Google Plus’ın düştüğü durumu bir kez daha görüyoruz.

yaz

Biz bu dişleri boşa çürütmedik…

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

John Lennon Tooth Auction

 

Daha doğrusu biz boşa çürüttük de Lennon boşa çürütmedi…

Le Monde magazin yazarı Jean-Michel Normand’ın haberine göre Kanadalı bir diş hekimi olan Michael Zuk, Lennon’ın çürük azı dişini tam 22 700 Euro vererek bir açık artırmadan satın almış. Tabii nereden buldular adamın dişini sorusunun cevabı da haberde mevcut, şöyle olmuş: hizmetçisi diş hekiminden gelen Lennon’ın dişini saklamış ve sonunda Beatles’ın hayranı olan kızına hediye etmiş…Michael Zuk’un koleksiyonunda dinozor dişlerinin yanında yerini alan ünlü azı dişinin dili olsa da konuşsa…

Elvis’in 1958’de askere giderken kestirdiği saçlarının bir kısmı da 2009 yılında Chicago’da 13.300 Euro’ya satılmış…

Darısı başımıza :)

 

yaz

RTÜK Kasımda da Boş Durmadı!

Etiketler : , , , , , , ,

RTÜK yasası 2 Kasım 2011 tarihinde yeni değişikliklerle geldi. Bu yıl sağlık sektörünü yakından ilgilendiren reçetesiz ilaçların reklamının serbest bırakılması gibi hakkında çok konuşulan bir karara imza atan RTÜK, bu sefer de televizyon reklamlarını ilgilendiren kararlar yayınladı.

İşte yeni RTÜK yasasıyla gelenler:

  • 1 saatin %20’si olan 12 dakikayla sınırlanan televizyon reklamları için verilen süreye bant reklamlar da dahil ediliyor. Yani bant reklamlar için harcanan süre 12 dakikadan düşülüyor.
  • Bant sürelerinde ise 8 saniye olan kısıtlama 2 saniye artırılarak 10 saniyeye çıkartılmış.
  • Sunar ya da sundu şeklinde düzenlenen sponsor kapaklarının süresi 10 saniyeden indirilerek 5 saniye olarak belirlenmiş.
  • Artık yayın sırasında yapılabilen ürün yerleştirmelerinin sayısı sınırlanıyor. Bir saat içinde yayınlanabilen ürün yerleştirmesi en fazla 4 olarak belirleniyor.

Kasım ayında da yaptığı değişikliklerle bizi meşgul tutan RTÜK’ün yeni düzenlemelerinin ne olacağını merak ediyoruz.