Author Archive

yaz

Kickstarter’la Projeler Gerçek Oluyor

Etiketler : , , ,

www.kickstarter.com; sanat, çizgi roman, dans, dizayn, moda, film ve video, yiyecek, bilgisayar oyunları, müzik, fotoğraf, yayıncılık, teknoloji ve tiyatro gibi kategorilerde üretilen projelere fon toplayan bir oluşum.

Kategorilerden birinde çok iyi olduğuna inandığınız bir fikriniz varsa, ihtiyacınız olan para miktarını belirliyor ve bir sunum hazırlıyorsunuz. Kickstarter’da sizle aynı fikirdeyse projeniz sitede yer alıyor ve sitenin ziyaretçileri tarafından bağışlar toplanmaya başlıyor. Belirlenen süre içerisinde istediğiniz paraya ulaşabilirseniz, projenizi hayata geçirme şansını buluyorsunuz. Site, toplanan paranın %5’ini kendine alıyor. E hiç yoktan gelen paranın %95’i de fena olmasa gerek. Süre içerisinde yeterli para toplanamamışsa projeniz iptal oluyor. Hali hazırda bağışlanmış paralar bağışçıların hesaplarından proje başlayana kadar çekilmediğinden, herkesin bağışı iptal oluyor.

Bizim için tek problem şu an sadece Amerika vatandaşlarına proje sunmaları için izin vermeleri. Ama ileride tüm dünyaya açılması düşünüyor. Bu basit ve yaratıcı fikrin ne ölçüde etki yaratabildiğini öğrenmek istiyorsanız bir yılda elde edilen bağış miktarına bakmanız yeterli: 99 milyon 344 bin 382 dolar.

yaz

Neyi, nerede, neden paylaşıyoruz?

Etiketler : , , , , , , , , ,

New York’lu reklam yazarı Daryl Lang, yaptığı infografikte sosyal medya kullanıcılarının durum güncellemelerini nereye koyacağı ile ilgili karar verme sürecine mizahi bir açıdan yaklaşmış. Ona göre, almak istediğiniz tepkiyle ilişkili olarak güncellemeleri koyduğunuz yer de değişiyor. Bu arada Google Plus’ın düştüğü durumu bir kez daha görüyoruz.

yaz

Doktor hepimizi kandırdı

Etiketler : , , , , ,

Back to the Future sağ olsun. Bizim kuşağın gelecekle ilgili öngörülerinde bir vizyona sahip olmasını sağladı. Sonra, yıllar geçtikçe fark ettik ki filmde gördüklerimizin 2015 yılında gerçekleşmesi mümkün değil. Halbuki filmi ilk izlediğimde 2 ay boyunca para biriktirmiştim gelecekteki Delorean’ım için. (hala kızgınım)

Gelecek tasvirleri bilimkurgunun, dolayısıyla da filmlerin en keyifli yanlarından biridir. Dünyanın gelişim hızının bu denli arttığı bir dönemde haliyle bizim de gelecekten beklentilerimiz artıyor. Artık sadece olaya yüzeysel bakıp uçan arabaların seri üretime geçmesini değil nispeten daha gerçekçi, küçük ve günlük hayatımızda pratik işlevleri bulunan şeyler umut ediyoruz.

Bu iş için vizyonuna bel bağladığımız Microsoft (e teknolojinin ağababası onlarda) kendi gelecek beklentileriyle ilgili bir video paylaşmış.

yaz

Yardım için hala çok geç değil!

Etiketler : ,

Terör saldırıları, şehitlerimiz, Van depremi derken ülke olarak moral bozucu zamanları geride bıraktık. Ama bu kötü olayların içinde olanlar, bu acıları dışarıdan bakanlara göre daha derinden yaşayanlar asla tam olarak geride bırakamayacaklar. Hali hazırda depremi yaşayan insanların sorunlarının bittiği falan da yok zaten. Hala yardıma muhtaçlar, yakınları göçük altında kalmış, bir kısmı bir sürü yara bereyle son anda kurtulmuş insanlar kendi acılarını yaşamaya fırsat bile bulamadan hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Van şu an çok soğuk. Çok daha soğuk olacak. Düşünsenize şu an başınızı sokabileceğiniz bir eviniz olmadığını. Anlayabilir miyiz bunları yaşamadan onları? Hiç sanmıyorum. Ama yardım edebiliriz.

Yardım karşılık bekleyerek yapılacak bir şey değil ama bugün onların yerden kalkmaları için elimizi uzatırsak söz veriyorum, bir gün düşersek onlar da bizi kaldıracaklar.

Yardım yapmak için şu siteyi incelemenizi tavsiye ederim:

http://www.adresvan.com

yaz

Sigara Üreticilerine “Kara” Haber

Etiketler : , , , , , ,

Evet, Mad Men’de oynayanlar henüz bilmiyor olsa da bugün hepimiz sigaranın zararlarının farkındayız. Peki, bu zararlara rağmen bilinçli bir tercih olarak sigara tüketen insanların çektiği bu zulüm ne diye? (oy oy

Sigara paketlerinin üstüne “sigara öldürür, kan akışını yavaşlatır, bak pipiniz düşer çocuğunuz olmaz” türü yazılar ve 2. sınıf televizyon filmlerinden capture edilmiş gibi görünen fotoğraflar yerleştiren devlet kurumları bu sefer seneye de giymek için bir boy büyük bir karara imza atıyor. Artık bu düzenlemeyle insan ömrünün 300 yıla çıkacağına eminim!

Dünyada ilk kez Avustralya’da yapılan “kara paket” uygulaması, sigara üreticilerine fena bir tokat sallıyor. Bırakın görsel ya da logo kullanmayı, artık markalar isimlerini bile paketlerinin üzerine yazamayacaklar. Nümerik paket uygulaması ile her bir markaya bir numara tahsis edilecek ve x sigarasını istemek için onun numarasını söylemek zorunda kalacağız.

Peki, sigara tüketimini azaltmaya yönelik olan bu uygulama gerçekten işe yarayabilir mi? Yoksa bu düzenlemenin sonuçları imaja yönelik çok fazla yatırım yapan bazı sigara şirketlerinin gelirlerinde bir düşüşe mi yol açacak? Pazardan diğerlerine göre daha az pay kapan üreticilere gün mü doğacak, bunu ileride göreceğiz.

Bir de işin farklı bir boyutu var. Sigara paketlerindeki görsel tasarımın etkisini yitirmesinden bahsediyoruz. Düşünsenize, sokaklardaki tüm arabalar aynı renkte ve aynı iskelette olacak, tek farkları kaputlarının altı kalacak. Artık kim Ferrari alır ki? Ya da kim Ferrari’den aynı keyfi alır?

Sigara tercihlerinde tat ve alışkanlık gibi önemli etmenler var tabi. Araba benzetmesiyle tam olarak açıklamamız mümkün değil. Ama ayırt edici tek şeyin paketlerin üzerindeki numaralar olması da bazı adaletsizliklere yol açabilir. Mesela 1 numarayı alan sigara, en iyi imaja sahip sigara olabilir bir anda. Ya da diğerlerine nispeten daha karizmatik (?) numaraları (10, 23, 33 gibi) alanların nasıl bir ayrıcalığı olmuş olacak; bu durum satışlara ve dolayısıyla tüketici tercihlerine nasıl yön verecek? Hiç 23 numarayla, 17 numara bir olabilir mi? (Jordan rules)