gerillanın ajandası yazıları

1

IKEA’yı Kediler Bastı!

Etiketler : , , , , ,

Londra Wembley’deki IKEA mağazasını kediler basmış. Hem de 100 tanesi.

Bildiğimiz gibi kedilerin “evdeki en rahat noktayı tespit” radarı bulunmaktadır. Mother London reklam ajansı, “Happy Inside” (İçimdeki Mutluluk) olan yeni IKEA sloganını tanıtmak amacıyla hazırladığı reklamda, iyi mobilyadan anlayan ve rahat mekanlarda buldukları mutluluklarıyla bize örnek olan kedileri kullanmış.

100 kedi, mağazada özgürce dolaşarak hem eşyaları keşfetmiş, hem de en rahat yerleri tespit etmiş. Reklam kampanyası kapsamında ayrıca düzenlenecek yarışmada kedilerin hangi mobilyalara oturduğunu tahmin eden kişiler o mobilyayı kazanma şansı bulacaklar.

Bu çok eğlenceli ve iç ısıtıcı reklamı şu linkten izleyebilirsiniz.

Kaynak: The MediaGuardian

1

UPS ve Hızlı Heykel

Etiketler : , , , , , ,

Ogilvy & Mather’dan UPS için çalışılmış özel bir reklam. Reklamlarınızın üç boyutlu heykeller olması, hatta zeka pırıltısıyla sanat estetiğini birliştirmesi hem ilgi çeker, hem de hoşa gider. Uygulama Endonezya’nın başkenti Jakarta’da yapılmış.  Hıza yapılan vurgu çok kuvvetli. Türkiye’de de bu tip çalışmaların başarılı olabileceğini düşünüyorum.

Kaynak: AdsoftheWorld

yaz

Japon Usulü Dosyalama

Etiketler : , , , , ,

Japonya’da Asahi adlı televizyon kanalı kendini kayıp insanları bulmaya adamış bir polis ekibini konu edinen diziye reklam çıkarması yapmış.

JR Şibuya istasyonunda halkın kullanımına açık olan dolapları hedef almış. Para karşılığı kiralanan bu depolama dolaplarının dış görünümüne yapılan bir makyajla devlet ya da polis evrak dolaplarına benzetilmiş. Bazı dolapların üstüne “ÇÖZÜLMEDİ” yazısı damgalanmış. Dolapların hemen önünde dağılmış dosya ve evraklar var. Asılan bir posterle ‘dosya odası koridorunu’ andırmayı da başarmışlar. Yeterince ilgi çekici.

Kaynak: AdsofJapan

yaz

Yeni Fiat Ducato ile Ucuz Dergi Keyfi

Etiketler : ,

Leo Burnett Brezilya yeni Fiat Ducato için güzel bir tanıtım hazırlamış. Anlaştığı dergilerin dağıtımını reklam süresince üzerine alan Fiat Ducato bu sayede taşıma masrafından 1R$ (Brezilya Reali) kısabilmiş ve bunu dergi fiyatına yansıtmış. Çok akıllıca tasarlanan reklam, kapak sayfasında ucuz fiyatın Fiat Ducato’nun tasarruf özelliği sayesinde olduğundan bahsederken, verdiği sayfa numarasıyla da ürün reklamına yönlendirmiş. Başarılı bir gerilla reklamcılık örneği olarak görüyor, tebrik ediyoruz.

Kaynak: AdsoftheWorld

yaz

Nissan, Her Şeye Karşı

Etiketler : , ,

Mini Cooper ve Porsche yarışındaki gibi artık arabalar vitrinlerde güzel güzel müşteri beklemiyor, birbirlerini yarışa davet ediyor, dalga geçiyor. Nissan bir gerilla pazarlama yöntemi kullanarak Porsche ve Audi ile resmen dalga geçmiş. Nissan 370Z’nin yarış pistlerindeki başarılarını şehir yollarına taşıyarak, kendi reklamını Porsche ve Audi’ye “giydirmiş”.

Arabaların beyaz yüzeyinin üstünde kocaman yazılarla şunlar yazıyor:

Porsche: “Nissan 370Z kadar hızlı olmanın hayalini kuruyorum!”

Audi: “Nissan 370Z’den daha pahalı, daha yavaş ve daha güçsüz.”

Gerilla gücünü iyi kullanan Nissan’ın bu kadar dikkat çekici bir şekilde kotarılan işin konuşulmaması mümkün değil.

Ellerine sağlık diyoruz ve yaratıcılıklarının gözlerinden öpüyoruz.

Kaynak: Marketing Alternatif

yaz

En Gerilla Marketing?

Etiketler : , , ,

Geçtiğimiz günlerde, “Homeless” görünümlü bir adamın resimleri, grafiti olarak New York sokaklarında görünmeye başladı. Daha sonra anlaşıldı ki bu resimler, bir filmin tanıtımı için gerçekleştirilen kampanyanın başlangıç aşamasıymış. Ancak konuyla ilgili bilgi sahibi olan herkesin kafasında, filmle ilgili “gerilla marketing” kampanyasının başlangıç tarihiyle ilgili çok büyük soru işaretleri var. İsterseniz 2008 yılına dönelim ve hikâyeyi baştan anlatalım.

2005 yılında “Walk the Line” filmindeki Johnny Cash rolüyle Oscar’a aday olan ünlü aktör Joaquin Phoenix, üç filmde daha oynadıktan sonra 2008 yılında sinemayı bıraktığını açıkladı. Bundan sonra sanat hayatına müzikle devam etmek istediğini söyledi. Yakınları tarafından da desteklendikten ve “kalbinin götürdüğü yere git, kim tutar seni, yolun açık olsun” gibi laflarla yolcu edildikten sonra Joaquin Phoenix, icra etmek istediği müziğin “hip hop” olduğunu belirterek yakın ve uzak çevresinde büyük bir şaşkınlık yarattı.

Sonra, buraya kadar anlattığınız olaylarda bir gariplik görmeyip, “holivud” yıldızlarının sağı solu belli olmaz yapılarından her şeyin beklenebileceğini düşünenlere bile “en azından ilginç” gelen bir şey oldu. Joaquin Phoenix’in kayınbiraderi Casey Affleck, film yıldızını elinde bir kamerayla takip ederek “bir film yıldızının müzik dünyasına geçişi”ni belgelemeye karar verdi. Aradan geçen iki yıl içinde Joaquin Phoenix, çeşitli mekânlarda, şaşırtıcı kötülükte, sürpriz rap gösterileri yaptı, “homeless” sakallarıyla “Late Show with David Letterman” programına çıktı ve sahnelerden atlayıp seyircilerle kavgalar etti. Tabii kayınbiraderi de kamerasıyla her an yanındaydı.

2 yılın sonunda ortaya çıkan filmin adı, “I’m Still Here: The Lost Year of Joaquin Phoenix.” Filmin vizyona giriş tarihi olan 10 Eylül’den yaklaşık iki ay önce filmin prodüktörü, yönetmeniyle ilgili olarak bir “cinsel taciz” davası açtı. Filmi Cannes’da gören çok sınırlı sayıdaki şanslı kişi, bu davanın, filmin konusuyla çok yakından alakalı olduğunu düşünüyorlarmış. Akıllara gelen sorulardan biri şu: Acaba bu dava, marketing çalışmalarının ilki mi?

Yukarıda bağlantılarını verdiğimiz kavga, TV şovu ve video klip o kadar inanılmazlar ki insan yoksa bunlardan biri mi tanıtım kampanyasının ilk ayağı diye de düşünmeden edemiyor. Konumuz gerilla marketing olunca sınırımız hayal gücümüz. Peki şu yaklaşıma ne dersiniz? 2 kere Oscar’a aday gösterilmiş bir sinema aktörü bir sonraki filminin tanıtımını yapmak için “artık sinemayı bırakıyorum, hip hop şarkıcısı olacağım.” dedi.

Bu olay, 2 yıl boyunca sürdürülen büyük bir şaka mı yoksa Joaquin Phoenix gerçekten delirdi mi? Yoluna hip hop’la mı, sinemayla mı devam edecek? Bu soruların cevabını büyük bir merakla beklediğimiz filmde arayacağız.