trendwatching yazıları

yaz

Kickstarter’la Projeler Gerçek Oluyor

Etiketler : , , ,

www.kickstarter.com; sanat, çizgi roman, dans, dizayn, moda, film ve video, yiyecek, bilgisayar oyunları, müzik, fotoğraf, yayıncılık, teknoloji ve tiyatro gibi kategorilerde üretilen projelere fon toplayan bir oluşum.

Kategorilerden birinde çok iyi olduğuna inandığınız bir fikriniz varsa, ihtiyacınız olan para miktarını belirliyor ve bir sunum hazırlıyorsunuz. Kickstarter’da sizle aynı fikirdeyse projeniz sitede yer alıyor ve sitenin ziyaretçileri tarafından bağışlar toplanmaya başlıyor. Belirlenen süre içerisinde istediğiniz paraya ulaşabilirseniz, projenizi hayata geçirme şansını buluyorsunuz. Site, toplanan paranın %5’ini kendine alıyor. E hiç yoktan gelen paranın %95’i de fena olmasa gerek. Süre içerisinde yeterli para toplanamamışsa projeniz iptal oluyor. Hali hazırda bağışlanmış paralar bağışçıların hesaplarından proje başlayana kadar çekilmediğinden, herkesin bağışı iptal oluyor.

Bizim için tek problem şu an sadece Amerika vatandaşlarına proje sunmaları için izin vermeleri. Ama ileride tüm dünyaya açılması düşünüyor. Bu basit ve yaratıcı fikrin ne ölçüde etki yaratabildiğini öğrenmek istiyorsanız bir yılda elde edilen bağış miktarına bakmanız yeterli: 99 milyon 344 bin 382 dolar.

yaz

Neyi, nerede, neden paylaşıyoruz?

Etiketler : , , , , , , , , ,

New York’lu reklam yazarı Daryl Lang, yaptığı infografikte sosyal medya kullanıcılarının durum güncellemelerini nereye koyacağı ile ilgili karar verme sürecine mizahi bir açıdan yaklaşmış. Ona göre, almak istediğiniz tepkiyle ilişkili olarak güncellemeleri koyduğunuz yer de değişiyor. Bu arada Google Plus’ın düştüğü durumu bir kez daha görüyoruz.

yaz

Biz bu dişleri boşa çürütmedik…

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

John Lennon Tooth Auction

 

Daha doğrusu biz boşa çürüttük de Lennon boşa çürütmedi…

Le Monde magazin yazarı Jean-Michel Normand’ın haberine göre Kanadalı bir diş hekimi olan Michael Zuk, Lennon’ın çürük azı dişini tam 22 700 Euro vererek bir açık artırmadan satın almış. Tabii nereden buldular adamın dişini sorusunun cevabı da haberde mevcut, şöyle olmuş: hizmetçisi diş hekiminden gelen Lennon’ın dişini saklamış ve sonunda Beatles’ın hayranı olan kızına hediye etmiş…Michael Zuk’un koleksiyonunda dinozor dişlerinin yanında yerini alan ünlü azı dişinin dili olsa da konuşsa…

Elvis’in 1958’de askere giderken kestirdiği saçlarının bir kısmı da 2009 yılında Chicago’da 13.300 Euro’ya satılmış…

Darısı başımıza :)

 

yaz

Doktor hepimizi kandırdı

Etiketler : , , , , ,

Back to the Future sağ olsun. Bizim kuşağın gelecekle ilgili öngörülerinde bir vizyona sahip olmasını sağladı. Sonra, yıllar geçtikçe fark ettik ki filmde gördüklerimizin 2015 yılında gerçekleşmesi mümkün değil. Halbuki filmi ilk izlediğimde 2 ay boyunca para biriktirmiştim gelecekteki Delorean’ım için. (hala kızgınım)

Gelecek tasvirleri bilimkurgunun, dolayısıyla da filmlerin en keyifli yanlarından biridir. Dünyanın gelişim hızının bu denli arttığı bir dönemde haliyle bizim de gelecekten beklentilerimiz artıyor. Artık sadece olaya yüzeysel bakıp uçan arabaların seri üretime geçmesini değil nispeten daha gerçekçi, küçük ve günlük hayatımızda pratik işlevleri bulunan şeyler umut ediyoruz.

Bu iş için vizyonuna bel bağladığımız Microsoft (e teknolojinin ağababası onlarda) kendi gelecek beklentileriyle ilgili bir video paylaşmış.

yaz

Reklam dediğin böyle olur kardeşim!

Etiketler : , , , , , , , , ,

Ohio’lu post doldurucusu Chuck Testa’nın reklamı “internet meme”si oldu.  Şu an piyasadaki çoğu reklama fark atıyor.

yaz

Sigara Üreticilerine “Kara” Haber

Etiketler : , , , , , ,

Evet, Mad Men’de oynayanlar henüz bilmiyor olsa da bugün hepimiz sigaranın zararlarının farkındayız. Peki, bu zararlara rağmen bilinçli bir tercih olarak sigara tüketen insanların çektiği bu zulüm ne diye? (oy oy

Sigara paketlerinin üstüne “sigara öldürür, kan akışını yavaşlatır, bak pipiniz düşer çocuğunuz olmaz” türü yazılar ve 2. sınıf televizyon filmlerinden capture edilmiş gibi görünen fotoğraflar yerleştiren devlet kurumları bu sefer seneye de giymek için bir boy büyük bir karara imza atıyor. Artık bu düzenlemeyle insan ömrünün 300 yıla çıkacağına eminim!

Dünyada ilk kez Avustralya’da yapılan “kara paket” uygulaması, sigara üreticilerine fena bir tokat sallıyor. Bırakın görsel ya da logo kullanmayı, artık markalar isimlerini bile paketlerinin üzerine yazamayacaklar. Nümerik paket uygulaması ile her bir markaya bir numara tahsis edilecek ve x sigarasını istemek için onun numarasını söylemek zorunda kalacağız.

Peki, sigara tüketimini azaltmaya yönelik olan bu uygulama gerçekten işe yarayabilir mi? Yoksa bu düzenlemenin sonuçları imaja yönelik çok fazla yatırım yapan bazı sigara şirketlerinin gelirlerinde bir düşüşe mi yol açacak? Pazardan diğerlerine göre daha az pay kapan üreticilere gün mü doğacak, bunu ileride göreceğiz.

Bir de işin farklı bir boyutu var. Sigara paketlerindeki görsel tasarımın etkisini yitirmesinden bahsediyoruz. Düşünsenize, sokaklardaki tüm arabalar aynı renkte ve aynı iskelette olacak, tek farkları kaputlarının altı kalacak. Artık kim Ferrari alır ki? Ya da kim Ferrari’den aynı keyfi alır?

Sigara tercihlerinde tat ve alışkanlık gibi önemli etmenler var tabi. Araba benzetmesiyle tam olarak açıklamamız mümkün değil. Ama ayırt edici tek şeyin paketlerin üzerindeki numaralar olması da bazı adaletsizliklere yol açabilir. Mesela 1 numarayı alan sigara, en iyi imaja sahip sigara olabilir bir anda. Ya da diğerlerine nispeten daha karizmatik (?) numaraları (10, 23, 33 gibi) alanların nasıl bir ayrıcalığı olmuş olacak; bu durum satışlara ve dolayısıyla tüketici tercihlerine nasıl yön verecek? Hiç 23 numarayla, 17 numara bir olabilir mi? (Jordan rules)

yaz

Verin Kodu, Yaratın Gizemi

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Victoria’s Secret için Miami Ad School New York‘dan yaratıcı bir QVR kodlu outdoor kampanya fikri… Yoldan geçen çoğu erkeği yoldan çıkarıp telefonunun QVR özelliğini kullanmasını sağlayacak kadar ilgi çekici olabilir. Alıcıların çoğunluğunu oluşturan kadınlar için ne kadar çekici olur peki? Bence onlar için de ilgi çekici olacaktır, çünkü nispeten yeni bir yöntem olan, ve aslında biraz da çirkin bir görünümü olan QVR kodlarının kendisi ilk defa gizem yaratma amacıyla karşımıza çıktığı için kadın olsun erkek olsun gören çoğu kişide merak yaratacaktır.

 

yaz

Sosyal Medya Yıllığı 2011

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Flowtown, eğlenceli bir infografik yapmış. Sosyal medya devlerinin karakteristik özelliklerini öne çıkaran bir lise yıllığında toplamış.

yaz

Google+ ile Firma Sayfalarına Yeni Bir Bakış Açısı Gelecek

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

Firma sayfaları sosyal mecrada alışık olduğumuz bir durum. Yakın tarihte Foursquare’in küçük işletmelere kendi sayfalarını oluşturmanın önünü açacağını söylediğinden beri firma sayfalarının her boyuttaki işletme için ne kadar önem kazandığını görmüş olduk. Foursquare işletmelerin ziyaretçi trafiğini dolaylı değil, direkt olarak etkileyebilen ve ölçebilen özelliklere sahip güçlü bir kanal.

Sosyal medya sahnesine yeni katılan ve halen ancak davetiyeyle kullanılabilen Google+ projesi haftalar içinde 25 milyon kullanıcıya ulaştı. Davetiye kanalıyla bile bu kadar sayıda kullanıcıya bu kadar kısa bir sürede ulaşması proje için büyük bir gelecek vaat ediyor.

Peki, firmaları bu yeni sistemde ne gibi “güzellikler” bekliyor?

Sosyal medya kanallarında en popüler firma tercihi olan Facebook kanalıyla ilerleyen işletmelerin farkında olduğu gibi halihazırda kullanıcıları tatminsiz bırakan sorunlar mevcut. Bunların en başında ölçümlenebilirlik geliyor.

İşte Google+ bu noktada çözüm yaratmak istiyor. Google Analytics olarak web sayfalarına verilen hizmeti geliştirerek kullanacak. Mesela sayfada geçirilen zaman, sayfadan çıkış linkleri, en popüler içerikler, referans linkleri ve henüz açıklanmamış diğer özellikler… Bu sayede müşterinin hangi içeriği nasıl tükettiği, en çok nelerden hoşlandığı kolaylıkla adım adım takip edilebilecek.

Ayrıca Google+’ın çok büyük bir avantajı daha var: SEO, yani Arama Motoru Optimizasyonu olarak bildiğimiz Search Engine Optimization. Arama motoru kullanımında neredeyse tüm dünyaya kafa tutabilecek ölçüde bir güce sahip olan Google, arama sonuçlarında firmaların Google+ sayfalarını daha yukarda gösterecek. Yani, Google+ ile firmalar kendi sahasında top oynuyor olacak.

 

yaz

Ortaya Karışık

Etiketler : , , , , ,

 

Televizyon reklamı, basın ilanı ya da billboard iletişimin yeni çağında yeterli olmuyor. Reklamcılar geleneksel mecradan vazgeçmeseler bile teknolojinin nimetlerinden faydalanmayı iyi biliyorlar. Marka vaadlerini, mesajlarını hedef kitleye anlatmaktan çok yaşatmayı tercih ediyorlar. Bu da onları çok daha yaratıcı çözümlere ulaştırıyor.

Aslında bu tarz girişimler kapitalist sistemin döngüsünü sağlayan reklam kavramını temize çıkartıyor. Tüketicisini mutlu eden, ona keyifli dakikalar yaşatmaya çalışan markalar tek kaygılarının yüksek satış rakamları olmadığını kanıtlıyorlar. “Reklamlar bize ihtiyacımız olmayan şeyleri satın aldırıyor” out.

Sosyal sorumluluk kampanyalarında da viral reklamlar çok işe yarıyor. Hızlı, ekonomik ve geri dönüşü çok kolay olduğu için internet nimet, nimet!