wonderbrands yazıları

yaz

Marlboro’nun Hikâyesi

Etiketler : , , , ,

Marlboro’nun kurulduğu ilk yıllarda, firma tam da iflasın eşiğindeyken ortaya bir adam çıkıyor.

Kimsenin varlığını anlamlandıramadığı bu gizemli adam; firmanın satışlarını bir ayda 3 katına çıkartabileceğini, başarısız olması durumunda ise Marlboro’nun fabrikasında ömür boyu ücretsiz çalışacağını söylüyor. Başarılı olmasının karşılığında ise firmanın yarısına ortak olmak istiyor.

Çaresiz durumda olan firma sahipleri teklifi kabul ediyor ve adama ne yapacağını soruyorlar. Hiçbir açıklama yapmayan gizemli adam firma sahiplerinden sadece boş sigara paketleri istiyor.

Gece yarısından sonra ezilmiş binlerce sigara paketi Amerika’nın sokaklarına atılıyor. Sabah sokağa çıkan insanlar merak içinde sigara bayilerine uğrayıp yerde gördükleri markadan alıyorlar. Herkesin tükettiği bu sigaranın farklı bir yanı olmalı.

Firma o ay 3 değil 5 kat kar ediyor ve gizemli adam firmanın yarısına sahip oluyor.

“Bu gizemli adam kim?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Philip Morris…

yaz

Doğa Koleji Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , ,

Turkcell Teknoloji Zirvesi bilişim devlerini ağırladı. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’ndeki Zirve’de ana tema teknoloji dünyasındaki son gelişmeler ve teknoloji ile iş dünyasında fark yaratma fırsatlarıydı.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen ve ev sahipliğini Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in yaptığı Turkcell Teknoloji Zirvesi, Steve Jobs’la Apple’ı kuran bilişim dahisi Stephen Gary Wozniak, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin ve yapımcı Acun Ilıcalı gibi iş dünyasının önde gelen 50’yi aşkın konuşmacısını ağırladı. Etkinlikte, ana salonda gerçekleşen konuşmaların dışında, 9 paralel oturum daha gerçekleşti.

Ciliv: “Silkinelim, artık Türkiye’nin zamanı”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, “Turkcell olarak ‘işimiz insan, işimiz teknoloji’ diyoruz. Tüm müşterilerimizin hayatında, işlerinde mobil iletişimin sunduğu olanaklarla fark yaratma gayreti içerisindeyiz.
Bugün mobil iletişim gündelik hayatımızı olduğu kadar iş yapış biçimlerimizi de değiştiriyor. Daha düne kadar hayatımızda olmayan bulut bilişim, mobil uygulamalar ve diğer yeniliklere adapte olan, teknolojik dönüşümü yaşayan şirketler rekabette bir adım öne geçiyor” dedi.
Teknoloji Zirvesi ile kurumsal müşterilerini işin uzmanlarıyla buluşturmak, işlerinde fark yaratacak yeni ufuklar açmak istediklerini dile getiren Ciliv, “Gelin hep birlikte teknolojik dönüşümün bir parçası olalım; şirketlerimizi, ekonomimizi, ülkemizi çok daha iyi yerlere getirelim, küresel rekabette kendimize sağlam bir yer edinelim.
Turkcell bugün dünyanın en iyi teknolojik altyapılarından birine sahip. Size dönüşüm için gerekli zemini ve bu süreçte gereken tüm desteği sunmaya hazırız. Silkinelim, artık Türkiye’nin zamanı” şeklinde konuştu.
Etkinliğin ana konuşmacısı Stephen Gary Wozniak sahneye çıktığında “Dünyanın en iyisi olmaktan bahsediyorsunuz. Gerçekten de demin telefonumdan internete bağlandım. Turkcell 3G Amerika’daki 4G’den daha hızlı” dedi. Daha sonra yaptığı konuşmada, Apple’ın kuruluşundan ve teknolojinin gelişiminden bahsetti ve gelecekte teknolojinin hayatımızdaki yerine dair ipuçları verdi.

Farklı konular tartışıldı
İş dünyasının önde gelen üst düzey yöneticilerinin konuşmacı olarak katıldığı paralel oturumlarda, Bulut Bilişim’den Mobil Pazarlama’ya, İnovasyona Dayalı Girişimcilik’ten Sektörel Çözümler’e birçok odak alanı tartışıldı. İnovasyona Dayalı Girişimcilik örneklerinden biri olan Doğa Koleji’nin vizyonunu anlatmak üzere Genel Müdür Uğur Gazanker panele konuşmacı olarak katıldı. Doğa Koleji t-Mentor öğrenciler de oturumda hazır bulundu.

Bilindik konulara farklı yaklaşımlar
İnovasyona Dayalı Girişimcilik konulu panelini Turkcell Yeni Teknoloji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Cem Bayrakdar yönetti. Ülkemizdeki alışkın olduğumuz eğitim modelleriyle yurtdışındaki modellerin farklılıklarına dikkat çeken Bayrakdar, Doğa Koleji’nin eğitim hayatımıza farklı bir hava kattığını söyledi. Doğa Koleji Genel Müdürü Uğur Gazanker de Doğa Koleji’nin konseptini anlattı.

Sadelik önümüzü açtı
“Toplum olarak en çok konuştuğumuz konu eğitim. Hepimizi bir parça eğitimden anlıyoruz. Farklı alanlardaki toplantılarda da eğitim konuşuluyor. Ne var ki eğitime en kapalı sektör de yine eğitim. İnovasyonun zor olduğu çok muhafazakar kalıpların bulunduğu bir alan. Bu süreçte şunu anladık ki sadelikten uzaklaşılmaması gerekiyor. Çok olayları karıştırıp birçok şeyi birbirine karıştırmadık. Mesela bizim okulumuzun adı Doğa. Birçok doğa figüründen okul adı var ya da doğayı çağrıştıran isimler bulunuyor ama en bilineni ve yalın olanı “Doğa” kimsenin aklına bile gelmemiş. Biz teknolojiden önce “Doğa Konsepti”ni oluştururken en basit ne yapabiliriz doğayla ilgili diye düşündük. Mesela domates-biber yetiştirip ata bindirmeyi düşündük. En yalından ve sade olandan yola çıkarak bugünlere geldik. 2002 yılında 1 kampüs 100 öğrenci ile başlayan süreç 34 kampüs 21.000 öğrenci, 5000 çalışan noktasına ulaştı.”

Gün, teknoloji günü
“Günün şartlarını yani teknolojik gelişmeleri eğitime adapte etmemiz gerekiyordu. ‘Konsept okul’ fikrini ortaya koyduk. Her kampüsümüze bir konsept belirledik. Apple ile proje ortaklığı yaptık. Apple’in dünyadaki birkaç pilot okulundan birisi olduk. İlk defa iPad’leri akıllı tahtalarla senkronize ettik ve ara yazılımları yaptık. Şimdiye kadar akıllı tahtalarla eğitim veriyorduk zaten ama sınıfın içerisinde öğrenciyi defter kitap dışında iPad ile destekledik. Öğrenciler artık iPad ile derslere giriyor. Öğretmenlerinin akıllı tahtalarda işledikleri konu anında öğrencilerin elindeki tabletlere ulaşıyor ve evde devam eden akademik eğitim yine aynı tabletler üzerinden yapılıyor.

Ve tabii ki sosyal medya
“Sosyal medya öğrencilerimizin de içinde olduğu büyük bir dijital platform. Öğrencileri sosyal medyadan uzak tutmak yerine ‘acaba eğitimle sosyal medyayı nasıl bir araya getirebiliriz?’ diye düşündük. Oluşturduğumuz içerikle şu anda Doğa Koleji facebook sayfası 215.000 kişi tarafından takip ediliyor. Bu eğitim kurumları arasında dünya üçüncüsü, Türkiye’de de açık ara birincisi durumda. Teknolojiyi ve sosyal alanları bu kadar iyi kullanan bir modelimiz var. Biz bu şekilde öğrencini merak duygusunun içinde yer almış oluyoruz. Eğer öğrencinin merakı eğitime kayarsa başarılı olacağız demektir.

Öğrenci de inovatiflik
“Biz öncelkle öğrencimizin özgür olmasını istiyoruz. Baskı altında olmayan öğrenci mutlaka üretkendir. Bizim projelerimizin birçoğu da öğrencilerde çıkıyor. Apple ile ilgili yaptığımız çalışmada da t-Mentor dediğimiz öğrencilerimiz var. Kendi ihtiyaçları nelerdir, neler istiyorlar ona baktılar. Esas önemli olan da bu zaten. Bizlerin beklentilerinden öte öğrencilerin neler istedikleri önemli. Şimdi de mentor olan öğrenciler sistemi yürütüyorlar. Öğretmenlerin eğitim alıp sistemi geliştirmesindense bu rolü öğrencilere verdik. Bu sefer sistem daha iyi işledi.”

yaz

Biz bu dişleri boşa çürütmedik…

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

John Lennon Tooth Auction

 

Daha doğrusu biz boşa çürüttük de Lennon boşa çürütmedi…

Le Monde magazin yazarı Jean-Michel Normand’ın haberine göre Kanadalı bir diş hekimi olan Michael Zuk, Lennon’ın çürük azı dişini tam 22 700 Euro vererek bir açık artırmadan satın almış. Tabii nereden buldular adamın dişini sorusunun cevabı da haberde mevcut, şöyle olmuş: hizmetçisi diş hekiminden gelen Lennon’ın dişini saklamış ve sonunda Beatles’ın hayranı olan kızına hediye etmiş…Michael Zuk’un koleksiyonunda dinozor dişlerinin yanında yerini alan ünlü azı dişinin dili olsa da konuşsa…

Elvis’in 1958’de askere giderken kestirdiği saçlarının bir kısmı da 2009 yılında Chicago’da 13.300 Euro’ya satılmış…

Darısı başımıza :)

 

yaz

Sosyal Medya Yıllığı 2011

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Flowtown, eğlenceli bir infografik yapmış. Sosyal medya devlerinin karakteristik özelliklerini öne çıkaran bir lise yıllığında toplamış.

yaz

2011′in ilk 1 Nisan Şakası TRT’den

Etiketler : ,

Bu “1 Nisan” şakası dün gece canlı yayında TRT’de yaşandı. Sevgili okuyucularımıza önerimiz, konuşan spikeri değil de ötekini izlemeleri…

7

Klavye ve Mouse Tarih Oluyor

Etiketler : , ,

Gmail’in yeni hareket sensörü teknolojisiyle artık klavye ya da mouse gibi modası geçmiş teknolojilere mahkum değiliz. Elektronik postalarımızı elimizin bir hareketiyle açıp gözlerimizle okuyacağız, yeni mesajları pul yapıştırma hareketiyle göndereceğiz. Bu yeni teknolojinin ayrıntılarını aşağıdaki filmden öğrenebilirsiniz. Gmail’in motion sayfasına gitmek için de lütfen bu linki takip edin.

yaz

Ünlüyüz ve Satıyoruz

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , ,

Reklamlarda ünlü kullanımı son 10 yılda gittikçe arttı. TBWA’in yeni adidas reklamında Katy Perry, Messi gibi kişilikler adidas ürünlerini kullanırken görülüyor. Reklamın adı “adidas is all in“. Tarzı; dinamik, enerjik, şehirli ve cool.

Ünlülerin kullanımı burada doğru muydu şüphelerim var, çünkü ünlüleri adidas giyerken yeteri kadar gördük. Artık adidas giyen gerçek insanları görme vaktimiz gelmedi mi diye sormak istiyorum. “Pazar poşetlerini taşıyan teyzem çok rahat adidas ayakkabılarıyla yürürken görülse güzel olmaz mı?” desem bana sen reklamdan hiç anlamıyorsun dersiniz.

Öylseyse buyrun reklamlarda neden ünlüler kullanılıyor sorusunun cevabı:

1. İlgi çekicilik:
Ünlülerin ne yaptığıyla ilgileniyoruz, değil mi? Kullandıkları markalarla da ilgileniyoruz o zaman. (Fazla mı basit oldu?)

2. Marka değerleri:
Burada yalnızca firmalardan bahsetmiyoruz. Ünlüler de birer marka. Eğer bir ünlü sizin reklamınızda oynarsa onun marka değerleriyle firmanın marka değerleri birleşiyor, yani Voltron’u oluşturuyorlar. (Biliyorum, yıllarca Voltran dedik, ama orijinali Voltron arkadaşlar.)

3. Farklılaşmak:
Herkese yetecek kadar ünlü var, ama herkese yetecek kadar aynı ünlüden yok. Demek istediğim şu ki; reklamınızda Azra Akın’ı kullandıysanız, onun özgün özellikleri sizi diğer markalardan farklılaştırıyor. Rakibiniz reklamında Alex’i kullanmış olsa bile siz Azra Akın’ı kullanarak farklı bir mesaj vermiş oluyorsunuz. (Azra Akın ve Alex’in ne tip bir ürün grubunda tanıtım yapacağını ise kestiremedim şu an.)

4. Duygusal bağ:
Ünlülerle, her ne kadar onları kişisel olarak tanımasak da, bir duygusal bağımız var. Onlar sevinirse biz de ilginç bir şekilde seviniyor, üzülürse üzülüyoruz.

Süreç şöyle işliyor: Hülya Avşar’ı tanıyorum. Hülya Avşar “bilmemne” ıslak mendilini kullanıyor. Kullanırken pek de seviniyor. O zaman ben de “bilmemne” ıslak mendilini kullanacağım, çünkü ben de ıslak mendil kullanırken sevinmek istiyorum.

5. Güven:
Bazı ünlüler kişilikleriyle güven veriyor. Onların arkasında durmayacağı bir ürünü satmaya çalışmayacaklarına inanıyoruz.
Neden bilmiyorum.

1

Twitter: Küçük Kuş Büyüdü. Hem De Çok Fazla!!

Etiketler : , , , ,

twitter’dan ne zaman bahsetsem aklıma Susam Sokağı’ndan Minik Kuş geliyor. Hatırlarsınız saftirik halleriyle pek bir sempatik olan Minik Kuş, adı her ne kadar “minik” olsa da tezat oluşturan derecede “kocamandı”. Şimdi internet dünyasında da böyle devleşmiş bir minik kuşumuz var: twitter.

Kendisi, önümüzdeki hafta 5. yılını kutlayacak.  twitter adı; İngilizcedeki anlamı “minik kuşların cıvıltısı” demek olan “tweet” kelimesinden geliyor.  Neşeli konuşmak, şakımak, sohbet etmek gibi imaları olan bu isim, “twitter” kurumsalında bol bol kullanılan, mavi minik bir kuşla vurgulanıyor.

Mavi kuş görselinin lisansını iStock’tan 5 yıl önce yalnızca 10-15 dolara satın alan twitter, 140 karakterle düşünceleriniz, yorumlarınız, beğenileriniz, coşkularınız, bunalımlarınız, kızgınlıklarınız, haberleriniz ya da istediğiniz web linkleri ve resimleri paylaşabileceğiniz; ayrıca diğer paylaşımcıları da gazeteci titizliğiyle takip edebileceğiniz bir sosyal medya platformu… “Mikroblog” denen bu format, belli kurallarla kısıtlanmış, ama yine de yaratıcı olmak için açık bırakılmış tasarım ve içerik kapıları olan bir ortam.

 İşte kısa sürede minik bir serçeden dev bir deve kuşuna dönüşen firmadan etkileyici istatistikler…

  • twitter 2006 yılında Jack Dorsey adında Amerikalı bir yazılım tasarımcısı tarafından kuruldu. En son Aralık ayında firmaya 3,7 milyar dolar değer biçildi.
  • Ocak 2008’de 8 tane çalışanıyla işlerini yöneten twitter, bugün tüm bu sihri 400 kişilik ekibiyle yaratıyor.
  • Bir milyarıncı tweet’in yazılması kuruluşundan üç yıl, iki ay ve bir gün sürdü. Şimdi haftada bir milyar tweet yazılıyor.
  • Bir yıl önce günde 50 milyon tweet gönderilirken, en son 11 Mart 2011 istatistiklerine göre bir günde 177 tweet gönderilmiş.
  • Son bir aydır ortalama her gün 460 bin yeni kullanıcı hesabı yaratıldı. 12 Mart 2011 tarihindeyse bir günde 572 bin yeni twitter hesabı açıldı.
  • Şu an dünyada en çok takipçisi olan tweetçi 8,75 milyon takipçiyle Lady Gaga. Onu sırasıyla Justin Bieber, Britney Spears, Barack Obama ve Kim Kardashian takip ediyor.
  • Geçen yıl mobil cihazlarından twitter’a giren kullanıcı sayısı %182 arttı.
  • 2009 yılında Michael Jackson öldüğünde saniyede 456 tweet ile saniyede en çok tweet rekoru kırılmıştı. Rekor, 2011 yılbaşı gecesi saniyede 6939 tweet ile kırıldı.

 

Gündelik hayatımızın içine çok basit, ama işe yarar ve eğlenceli bir fikirle girmeyi başaran twitter’ın yalnızca 5 yılda elde ettiği başarısının hikayesi hepimize ilham verir umarım!

yaz

iPad 2′nin Merakla Beklenen Lansmanı Bugün!

Etiketler : , ,

Apple‘ın hemen hemen her yeni çıkan modelinin lansmanı için kullanılan The Yerba Buena Center for the Arts’ Novellus Theater, merakla beklenen iPad 2 lansmanı için hazırlanmış durumda. Üretim ağındaki aksaklıklardan dolayı Haziran ayına erteleneceği söylentileri çıkan iPad 2 lansmanının önceden belirlenen tarihte yapılacak olması Apple meraklılarını sevindirdi. Bir önceki modelden daha ince ve daha hafif olacağı söylene iPad 2′nin sahip olması muhtemel özellikler şöyle:
Daha yüksek RAM ve bellek, arkasında ve önünde yer alan iki kamera, çift işlemci… Bunların dışında yeni iPad’le ilgili bir dünya dedikodu almış başını yürümüş durumda. Bu akşam tüm bu dedikodulara açıklık gelecek diye umuyoruz.

4

Coca Cola’mızı Mutfağımızda Yapıyoruz

Etiketler : , , , , , , , , , ,

Kadınların söylemesini en çok istediğimiz kelimeyi Coca Cola yıllar önce keşfetmiş...

Dünkü Coca Cola yazımıza çok büyük ilgi olmuş. Hatta Coca Cola Company yazıyı kaldıralım diye milyon dolar teklif etti kabul etmedik. Şimdi Coca Cola’nın teklifini nasıl reddettiğimizle ilgili bizimle röportaj yapmak isteyen gazetelere ve televizyonlara bu hikâyeyi satarak kaçırdığımız milyon doları kurtaracağız. Tabii bu arada evinin konforunda, mutfağının sıcak atmosferinde Coca Cola yapmak isteyen Hormonsuzfikirler okuyucularını da unutmadık. Dün sadece gizli 7X formülünü vermiştik. Bugün tam tarifle karşınızdayız. Oktay Usta ve Emine Beder bile bu tarifin peşinde. Heyecan dozunu daha fazla arttırmadan, buyurun tüm dünyanın peşinde koştuğu “evde Coca Cola tarifi” TÜM DÜNYADA İLK KEZ (!) Hormonsuzfikirler’de…

Malzemeler:

Şurup

10 gr. Coca Yaprağı Özü
85 gr. Sitrik Asit
28 gr Kafein
30 Küp Şeker
9.5 Litre Su
1 Litre Limon Suyu
28 gr. Vanilya
42 gr Karamel (Rengini bulana kadar arttırılabilir)

Şurubu hazırlarken, şu sıralamayı izleyin: Önce su, sonra sırasıyla şeker, karamel, coca özü, vanilya, kafein, limon suyu ve sitrik asit.

Tatlandırıcı (7X)

226 gr. Alkol
20 Damla Portakal Yağı
30 damla Limon Yağı
10 Damla Hintcevizi Yağı
5 Damla Kişniş Yağı
10 Damla Portakal Çiçeği Yağı
10 Damla Tarçın Yağı.

19 Litre Şurup içine 60 gram tatlandırıcı katınız. Orijinal formülde 60 gram deniyorsa da günümüzde gıda teknolojisinin gelişmesiyle bu tip özler daha saf hale gelmiş. Gıda uzmanları 15 gramın yeterli olacağını söylüyorlarmış, onların yalancısıyız. Bu formüldeki kafein oranı, şu anda piyasada satılan Coca Cola’nın tam 5 katı. Yani kafein oranını azaltmanız lezzeti etkilemeyecektir.

Formülün hazırlığı bittikten sonra 1’e 5 oranında gazlı maden suyuyla karıştırarak (1 formüle 5 soda yani) servis yapın. “Soğuk İçiniz!”

Coca Cola’ya “EVET” diyen diğer kadınları görmek için lütfen yazının devamı linkine tıklayın.

…devamını oku…