Posts Tagged ‘amerika’

yaz

Kickstarter’la Projeler Gerçek Oluyor

Etiketler : , , ,

www.kickstarter.com; sanat, çizgi roman, dans, dizayn, moda, film ve video, yiyecek, bilgisayar oyunları, müzik, fotoğraf, yayıncılık, teknoloji ve tiyatro gibi kategorilerde üretilen projelere fon toplayan bir oluşum.

Kategorilerden birinde çok iyi olduğuna inandığınız bir fikriniz varsa, ihtiyacınız olan para miktarını belirliyor ve bir sunum hazırlıyorsunuz. Kickstarter’da sizle aynı fikirdeyse projeniz sitede yer alıyor ve sitenin ziyaretçileri tarafından bağışlar toplanmaya başlıyor. Belirlenen süre içerisinde istediğiniz paraya ulaşabilirseniz, projenizi hayata geçirme şansını buluyorsunuz. Site, toplanan paranın %5’ini kendine alıyor. E hiç yoktan gelen paranın %95’i de fena olmasa gerek. Süre içerisinde yeterli para toplanamamışsa projeniz iptal oluyor. Hali hazırda bağışlanmış paralar bağışçıların hesaplarından proje başlayana kadar çekilmediğinden, herkesin bağışı iptal oluyor.

Bizim için tek problem şu an sadece Amerika vatandaşlarına proje sunmaları için izin vermeleri. Ama ileride tüm dünyaya açılması düşünüyor. Bu basit ve yaratıcı fikrin ne ölçüde etki yaratabildiğini öğrenmek istiyorsanız bir yılda elde edilen bağış miktarına bakmanız yeterli: 99 milyon 344 bin 382 dolar.

yaz

Reklam Sorusu

Etiketler : , , , , , ,

1. Anlatıcının sesinde acı bir titreme mi var sanki?

2. Böyle bir ürüne siz nasıl bir reklam düşünürdünüz?

yaz

Viral etki

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Twitter’ın 5. yılı ile ilgili yazımızdan sonra  bir okuyucumuz Twitter’ın nasıl bu kadar başarılı olduğunu, başarısında reklamın bir payı olup olmadığını sordu. Aşağıda bunu açıklamaya çalıştık.

Twitter’ın büyümesinde reklamın etkisi “kulaktan kulağa yayılmak” da dediğimiz WOM, yani viral etki ile oldu. Bunu şöyle açıklayabiliriz:

Twitter’ı kuran kişi, Jack Dorsey, bir yazılım tasarımcısıydı. Bu sebeple çevresi teknolojiyle ilgilenen kişilerle doluydu. Tahmin edeceğiniz gibi bu tip çevrelerde teknolojik yenilikler çok çabuk yayılıyor. Dorsey ürettiği siteyi kendi çevresine, onlar da kendi çevrelerine yaydı. Ürün beğenilince kullanıcı sayısı arttı. (Bunun Türkiye’deki örneği kendisi bir yazılım mühendisi olan ve arkadaşları kullansın diye eksisozluk’u kuran Sadat Kapanoğlu olabilir. Arkadaşları, arkadaşlarının arkadaşları şeklinde sitenin bilinirliği arttı…)

Twitter için işin asıl reklam boyutu ise 2007’de başladı.

Twitter, Amerika’da bir müzik, film ve teknoloji festivali olan SXSW adlı festivalde, 2007 yılında, kurduğu dev ekranlarda güncel festival tweet’lerini aktardı. Bu sayede festivalde bulunan kişiler kimin nerede olduğunu, ne yaptığını ve düşündüğünü ekranlardan takip edebildi. Festival sonunda kullanıcı sayısı 20 binden 60 bine çıktı.

Diğer kullanıcı arttıran etkiyi ise Twitter kullanan ünlüler yarattı. Hayranlarıyla kolay ve güvenli bir iletişim ağı kurabilmek için birçoğu Twitter’ı tercih ettiler. Bunun sonucu olarak hayranları da Twitter hesapları açtı. Sırf ünlüler değil, politikacılar, markalar ve medya kanalları ve gazeteler de Twitter hesapları yarattı.

Dünyada Japonya depremi, Mısır olayları, ya da Michael Jackson’ın ölümü gibi önemli olayların Twitter sayesinde takip edilebilir olması da Twitter’ın hayatımızdaki önemini vurgulayan son etki oldu. Bazı olaylarda ilk önemli fotoğraflar Twitter kullanıcılarının verdiği linklerdeki fotoğraflarla dünyaya duyurulmuş oldu.

Aşağıdaki sitede bu tip fotoğrafların örnekleri var.

http://mashable.com/2011/03/21/twitter-news-photos/

yaz

Çayda Dürüstlük Çok Önemliymiş

Etiketler : , , , , , , , , , ,

Çayla başladık, çayla devam edelim… Lipton’dan sonra başka bir çay reklamını getiriyoruz karşınıza; ama bu sefer gerilla! Honest Tea, bir Amerikan hazır çay markası. 1 Mart’ta Coca-Cola’nın tamamını satın aldığı Honest Tea, İngilizcede “dürüst çay” anlamına geliyor. ”Dürüst çay”, dürüstlüğü ölçmek için Amerika’nın 6 büyük şehrinde dürüstlük dağıtıcısı adını verdikleri standları kurmuşlar: San Francisco, Los Angeles, Chicago, Washington D.C., Atlanta, New York…

New York’ta kurulan stand Wall Street’e yerleştirilmiş.


İşi yaratan ajans SS+K New York hedeflenen bölgelerde ortalama %40 civarında bir canlanma elde ettiklerini söylüyor.

Para, Wall Street ve dürüstlük… Beklentiler düşük olabilir, ama sonuç %89 dürüstlük. Yani 10 tüketiciden 9′u herhangi bir zorunluluk olmamasına rağmen parayı ödemiş. Demek ki Wall Street’tekiler paraya doymuşlar ya da sokaktaki paraya tenezzül etmiyorlar. Ne şaşırtıcı değil mi?

yaz

Murdoch ve Jobs İkilisi

Etiketler : , , , , , , , , , , , ,

Amerika’nın medya devi News Corp’un sahibi Rupert Murdoch ve teknoloji devi Apple’ın CEO’su Steve Jobs yeni bir ortaklıkla her gün yayınlanacak The Daily adında bir gazete çıkaracaklar. Önümüzdeki ay ilk sayısı yayınlanacak gazetenin en önemli özelliği yalnızca iPad kullanıcılarına özel olması. Bu anlamda dünyada bir ilk olacak gazetenin diğer özellikleri hakkında henüz bir bilgi verilmezken, Murdoch The Daily için 100 kişilik bir ekip kurmuş. Günlük satış fiyatı ise 99 cent olacakmış.

Basılı medyadan dijitale geçişin tartışıldığı bu dönemde konuyu uzun süredir düşünen Murdoch ilk girişimini böylece yapmış oluyor. Geçen aylarda The New York Times 2012’de basılı yayını bırakıp dijital yayına geçeceğini ilan ettiğinde hisselerinin düşmesi herkesi şaşırtmıştı. Verilen tepkinin dijital medyaya olan inancın henüz tam yerleşemediğini gösterdiği düşünülmüştü. Bu, Murdoch’un cesaretini kırmamış olacak ki The Daily için kalabalık bir kadro oluşturmakla kalmamış, iPad’de bulunan multi-touchscreen (dokunmatik ekranda birden fazla kullanılabilir aktif alanın bulunması) gibi özellikleri gazete özelliklerine entegre etmeyi de vaat etmiş. Ayrıca, Parrot Drone (kullanıcının yönlendirdiği iPad’le uyumlu anında görüntü veren uçan bir robot kamera) gibi yeni teknoloji haber toplama yöntemlerinin The Daily’de kullanacağı da söylentiler arasında. Jobs için bu işin cazibesi iPad’in potansiyelini tüm dünyaya gösterebilme fırsatını vermesi; çünkü yayınlanan gazete ürünün teknolojik özelliklerine göre yaratılacak. Okumak isteyenlerin iPad’e sahip olması gerekecek ve Apple için geri dönüşü olumlu olacak. Murdoch tarafındaysa her şey tozpembe değil. Yaptığı yatırımın başarısı veya başarısızlığı dijital gazetecilik kariyerinde çok önemli bir yer tutacak.

© Hormonsuzfikirler.org

2

Yaşlılar Zamanı…

Etiketler : , , , , ,

Sosyal medya bir devrim mi? Buna ciddi ciddi inanan insanlar var… Sosyal medya, adı üstünde, sosyalleşmeyi kolaylaştıran bir oluşum. Kimilerine göre ise yüz yüze gerçekleşen insan ilişkilerini öldüren bir kabus.

Amerikalı Pew Araştırma Şirketi‘nin (The Pew Research Center for the People and the Press) yine Amerika’da yaptığı  2200 kişilik geniş katlımlı bir ankete göre tüm yaş gruplarında artan sosyal medya kullanımı, en çok artışı 50 yaş üzeri grupta göstermiş.

Normal koşullarda genç kullanıcıların domine ettiği sosyal medya mecrasına (Twitter, Facebook, vs.) ileri yaştaki internet kullanıcılarının hızla katılmaya başlıyor oluşu heyecan yaratıyor (en azından benim için). (Hayır.. bi dakka.. yanlış anlamayın. :p)

İnternet üzerinde en klasik haberleşme yöntemi olarak şimdiye kadar e-postayı benimsemiş olan 50 yaş üstü grup, artık görünüşe göre sosyal medyaya ısınmaya başlıyor. Biraz somut verilerden bahsedersek:

2009 yılında 50 yaş üzeri için %22 olan sosyal ağ katılımı, 2010 Mayıs ayında %42′ye yükselmiş durumda. (Bu neredeyse iki katı demek oluyor yüzdeleri sevmeyen sayın okuyucu…)

1.  50-64 yaş aralığında bu oran %25′ten %47′ye yükselmiş durumda.

2.  65 yaş ve üzerinde ise %13′ten %26′ya yükselmiş bir katılım oranı mevcut.

3.  18-29 yaş arası genç kullanıcılarda katılım %76′dan %86′ya ulaşmış.

4.  Geçen sene %5 olan yaşlı Twitter kullanıcıları bu sene %11′e yükselmiş.

5.  Her gün Twitter kullanan yaşlı kullanıcı sayısı ise %1′den %6′ya yükselmiş.

Bu durumda yapılan çıkarım şu ki yaşlılar sosyal medyada gençlerden daha fazla ivme kazanmış durumda.

Kaynak: Fast Company